بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلْفَجْرِ 1
Andolsun fecre (tan yeri ağarmasına),
Tafsir
89:1
هَلْ فِى ذَٰلِكَ قَسَمٌۭ لِّذِى حِجْرٍ 5
Bu( anıla)n (şeyler)de akıl sahibi için bir yemin var, değil mi? (İşte bunlara andolsun ki kafirler mutlaka azaba uğrayacaklardır!)
Tafsir
89:5
ٱلَّتِى لَمْ يُخْلَقْ مِثْلُهَا فِى ٱلْبِلَٰدِ 8
Ki ülkeler arasında onun eşi yaratılmamıştı.
Tafsir
89:8
وَثَمُودَ ٱلَّذِينَ جَابُوا۟ ٱلصَّخْرَ بِٱلْوَادِ 9
Vadi('l-Kura)da kayaları oya(rak evler yapa)n Semud(kavmin)e?
Tafsir
89:9
فَصَبَّ عَلَيْهِمْ رَبُّكَ سَوْطَ عَذَابٍ 13
Bu yüzden Rabbin onların üzerine azab kırbacını çarptı.
Tafsir
89:13
إِنَّ رَبَّكَ لَبِٱلْمِرْصَادِ 14
Elbette Rabbin gözetleme yerindedir (her an kullarının fiillerini gözetlemektedir).
Tafsir
89:14
فَأَمَّا ٱلْإِنسَٰنُ إِذَا مَا ٱبْتَلَىٰهُ رَبُّهُۥ فَأَكْرَمَهُۥ وَنَعَّمَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّىٓ أَكْرَمَنِ 15
Fakat insan öyledir; Rabbi ne zaman kendisini sınayıp ona ikramda bulunur, ona ni'met verirse: "Rabbim bana ikram etti" der.
Tafsir
89:15
وَأَمَّآ إِذَا مَا ٱبْتَلَىٰهُ فَقَدَرَ عَلَيْهِ رِزْقَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّىٓ أَهَٰنَنِ 16
Ama Rabbi onu sınayıp rızkını daraltırsa: "Rabbim beni alçalttı (perişan etti)" der.
Tafsir
89:16
كَلَّا ۖ بَل لَّا تُكْرِمُونَ ٱلْيَتِيمَ 17
Hayır, doğrusu siz (Allah'tan ikram bekliyorsunuz ama kendiniz) yetime ikram etmiyorsunuz.
Tafsir
89:17
وَلَا تَحَٰٓضُّونَ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلْمِسْكِينِ 18
Yoksula yedirmeğe teşvik etmiyorsunuz.
Tafsir
89:18
كَلَّآ إِذَا دُكَّتِ ٱلْأَرْضُ دَكًّۭا دَكًّۭا 21
Hayır, yer birbiri ardınca sarsılıp dümdüz edildiği zaman,
Tafsir
89:21
وَجَآءَ رَبُّكَ وَٱلْمَلَكُ صَفًّۭا صَفًّۭا 22
Melekler sıra sıra dizili durumda Rabbin geldiği zaman.
Tafsir
89:22
وَجِا۟ىٓءَ يَوْمَئِذٍۭ بِجَهَنَّمَ ۚ يَوْمَئِذٍۢ يَتَذَكَّرُ ٱلْإِنسَٰنُ وَأَنَّىٰ لَهُ ٱلذِّكْرَىٰ 23
Ve cehennem de getirildiği zaman. İşte o gün insan anlar, ama artık anlamanın kendisine ne yararı var?
Tafsir
89:23
يَقُولُ يَٰلَيْتَنِى قَدَّمْتُ لِحَيَاتِى 24
(O zaman insan): "Ah, keşke ben bu hayatım için (iyi işler yapıp) gönderseydim!" der.
Tafsir
89:24
فَيَوْمَئِذٍۢ لَّا يُعَذِّبُ عَذَابَهُۥٓ أَحَدٌۭ 25
O gün O'nun yapacağı azabı kimse yapamaz.
Tafsir
89:25
ٱرْجِعِىٓ إِلَىٰ رَبِّكِ رَاضِيَةًۭ مَّرْضِيَّةًۭ 28
Razı edici ve razı edilmiş olarak Rabbine dön!
Tafsir
89:28