بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ عَمَّ يَتَسَآءَلُونَ 1
Birbirlerine hangi şeyden soruyorlar?
Tafsir
78:1
وَجَعَلْنَا سِرَاجًۭا وَهَّاجًۭا 13
Ve (orada) parıl parıl parlayan bir lamba yarattık.
Tafsir
78:13
وَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلْمُعْصِرَٰتِ مَآءًۭ ثَجَّاجًۭا 14
Sıkışan(bulut)lardan şarıl şarıl su indirdik,
Tafsir
78:14
إِنَّ يَوْمَ ٱلْفَصْلِ كَانَ مِيقَٰتًۭا 17
Muhakkak ki (haklının, haksızın ayırdedileceği) hüküm günü, belirlenmiş bir vakittir.
Tafsir
78:17
يَوْمَ يُنفَخُ فِى ٱلصُّورِ فَتَأْتُونَ أَفْوَاجًۭا 18
O gün Sur'a üflenir, bölük bölük gelirsiniz.
Tafsir
78:18
إِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتْ مِرْصَادًۭا 21
Cehennem de gözetleme yeri olmuş(suçluları gözetleyip durmakta)dır.
Tafsir
78:21
لَّا يَذُوقُونَ فِيهَا بَرْدًۭا وَلَا شَرَابًا 24
Orada ne bir serinlik, ne de içilecek bir şey tadarlar,
Tafsir
78:24
إِنَّهُمْ كَانُوا۟ لَا يَرْجُونَ حِسَابًۭا 27
Çünkü onlar bir hesap (görüleceğini) ummuyorlardı.
Tafsir
78:27
فَذُوقُوا۟ فَلَن نَّزِيدَكُمْ إِلَّا عَذَابًا 30
Şimdi tadın (yaptıklarınızın tadını), artık size azabdan başka bir şey artırmayacağız! So taste (of that which ye have earned). No increase do We give you save of torment.
Tafsir
78:30
لَّا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًۭا وَلَا كِذَّٰبًۭا 35
Orada ne boş söz ne de yalan işitirler;
Tafsir
78:35
جَزَآءًۭ مِّن رَّبِّكَ عَطَآءً حِسَابًۭا 36
Rabbinden bir karşılık, yeterli bir bağış olarak.
Tafsir
78:36
رَّبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا ٱلرَّحْمَٰنِ ۖ لَا يَمْلِكُونَ مِنْهُ خِطَابًۭا 37
Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbi, çok merhametli (Rab). O'nun (izni olmadan) huzurunda konuşamazlar.
Tafsir
78:37
يَوْمَ يَقُومُ ٱلرُّوحُ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُ صَفًّۭا ۖ لَّا يَتَكَلَّمُونَ إِلَّا مَنْ أَذِنَ لَهُ ٱلرَّحْمَٰنُ وَقَالَ صَوَابًۭا 38
O gün Ruh ve melekler, sıra sıra dururlar. Ancak Rahman'ın izin verdiği konuşabilir, o da doğruyu söyler.
Tafsir
78:38
ذَٰلِكَ ٱلْيَوْمُ ٱلْحَقُّ ۖ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ مَـَٔابًا 39
İşte bu, hak günüdür. Artık dileyen, Rabbine varan bir yol tutar.
Tafsir
78:39
إِنَّآ أَنذَرْنَٰكُمْ عَذَابًۭا قَرِيبًۭا يَوْمَ يَنظُرُ ٱلْمَرْءُ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ وَيَقُولُ ٱلْكَافِرُ يَٰلَيْتَنِى كُنتُ تُرَٰبًۢا 40
Biz sizi yakın bir azab ile uyardık. O gün kişi, ellerinin (yapıp) öne sürdüğü işlere bakar ve kafir: "Keşke ben, toprak olsaydım!" der.
Tafsir
78:40