بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ سَأَلَ سَآئِلٌۢ بِعَذَابٍۢ وَاقِعٍۢ 1
Bir soran, inecek azabı sordu:
Tafsir
70:1
تَعْرُجُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ وَٱلرُّوحُ إِلَيْهِ فِى يَوْمٍۢ كَانَ مِقْدَارُهُۥ خَمْسِينَ أَلْفَ سَنَةٍۢ 4
Melekler ve Ruh, miktarı elli bin yıl süren bir gün içinde O'na çıkar.
Tafsir
70:4
يُبَصَّرُونَهُمْ ۚ يَوَدُّ ٱلْمُجْرِمُ لَوْ يَفْتَدِى مِنْ عَذَابِ يَوْمِئِذٍۭ بِبَنِيهِ 11
Birbirlerine gösterilirler (fakat herkes kendi derdine düştüğünden, başkasıyle ilgilenemez). Suçlu ister ki o günün azabından (kurtulmak için) fidye versin: Oğullarını,
Tafsir
70:11
وَفَصِيلَتِهِ ٱلَّتِى تُـْٔوِيهِ 13
Kendisini barındıran, içinde yetiştiği tüm ailesini,
Tafsir
70:13
وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًۭا ثُمَّ يُنجِيهِ 14
Ve yeryüzünde bulunanların hepsini (versin) de tek kendisini kurtarsın.
Tafsir
70:14
وَإِذَا مَسَّهُ ٱلْخَيْرُ مَنُوعًا 21
Kendisine hayır dokundu mu yardım etmez (sıkı sıkı tutar).
Tafsir
70:21
ٱلَّذِينَ هُمْ عَلَىٰ صَلَاتِهِمْ دَآئِمُونَ 23
Onlar ki: Namazlarını sürekli kılarlar (aksatmazlar).
Tafsir
70:23
وَٱلَّذِينَ فِىٓ أَمْوَٰلِهِمْ حَقٌّۭ مَّعْلُومٌۭ 24
Onların mallarında belli bir hisse vardır:
Tafsir
70:24
لِّلسَّآئِلِ وَٱلْمَحْرُومِ 25
Saile ve mahruma (isteyene ve utancından dolayı istemeyip mahrum kalana).
Tafsir
70:25
إِلَّا عَلَىٰٓ أَزْوَٰجِهِمْ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُهُمْ فَإِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُومِينَ 30
Yalnız eşlerine, ya da ellerinin altında bulunan(cariyelerin)e karşı (korumazlar. Bundan ötürü de) onlar kınanmazlar.
Tafsir
70:30
فَمَنِ ٱبْتَغَىٰ وَرَآءَ ذَٰلِكَ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْعَادُونَ 31
Ama kim bundan ötesini ararsa, onlar (sınırı) aşanlardır.
Tafsir
70:31
وَٱلَّذِينَ هُمْ لِأَمَٰنَٰتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَٰعُونَ 32
Emanetlerini ve ahidlerini gözetirler.
Tafsir
70:32
فَمَالِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ قِبَلَكَ مُهْطِعِينَ 36
Nankörlere ne oluyur ki sana doğru koşuyorlar?
Tafsir
70:36
عَنِ ٱلْيَمِينِ وَعَنِ ٱلشِّمَالِ عِزِينَ 37
Sağdan, soldan, ayrı ayrı gruplar halinde (gelip etrafını sarıyorlar)?
Tafsir
70:37
أَيَطْمَعُ كُلُّ ٱمْرِئٍۢ مِّنْهُمْ أَن يُدْخَلَ جَنَّةَ نَعِيمٍۢ 38
Onlardan her biri, ni'met cennetine sokulacağını mı umuyor?
Tafsir
70:38
كَلَّآ ۖ إِنَّا خَلَقْنَٰهُم مِّمَّا يَعْلَمُونَ 39
Hayır! Öyle şey yok! Biz onları bildikleri şeyden yarattık.
Tafsir
70:39
فَلَآ أُقْسِمُ بِرَبِّ ٱلْمَشَٰرِقِ وَٱلْمَغَٰرِبِ إِنَّا لَقَٰدِرُونَ 40
Yoo, doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki bizim gücümüz yeter:
Tafsir
70:40
عَلَىٰٓ أَن نُّبَدِّلَ خَيْرًۭا مِّنْهُمْ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوقِينَ 41
Onları, kendilerinden daha hayırlı olanlarla değiştirmeğe. Bizim önümüze geçilmez (bize engel olunamaz).
Tafsir
70:41
فَذَرْهُمْ يَخُوضُوا۟ وَيَلْعَبُوا۟ حَتَّىٰ يُلَٰقُوا۟ يَوْمَهُمُ ٱلَّذِى يُوعَدُونَ 42
Bırak onları kendilerine va'dedilen günlerine kavuşuncaya kadar dalsın, oynasınlar.
Tafsir
70:42
يَوْمَ يَخْرُجُونَ مِنَ ٱلْأَجْدَاثِ سِرَاعًۭا كَأَنَّهُمْ إِلَىٰ نُصُبٍۢ يُوفِضُونَ 43
O gün kabirlerden hızlı hızlı çıkarlar. Onlar dikilen(putlara yahut hedef)lere doğru koşar gibi (koşarlar).
Tafsir
70:43
خَٰشِعَةً أَبْصَٰرُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌۭ ۚ ذَٰلِكَ ٱلْيَوْمُ ٱلَّذِى كَانُوا۟ يُوعَدُونَ 44
Gözleri düşük, yüzlerini alçaklık bürümüş bir durumda. İşte onlara va'dedilen gün, bugündür.
Tafsir
70:44