بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
كَذَّبَتْ ثَمُودُ وَعَادٌۢ بِٱلْقَارِعَةِ 4
Semud ve 'Ad (kavimleri), başa çarpan olayı yalanladılar.
Tafsir
69:4
فَأَمَّا ثَمُودُ فَأُهْلِكُوا۟ بِٱلطَّاغِيَةِ 5
Bu yüzden Semud (kavmi) azgın bir vak'a ile helak edildiler.
Tafsir
69:5
وَأَمَّا عَادٌۭ فَأُهْلِكُوا۟ بِرِيحٍۢ صَرْصَرٍ عَاتِيَةٍۢ 6
Ad (kavmi) ise uğultulu, azgın bir kasırga ile helak edildiler.
Tafsir
69:6
سَخَّرَهَا عَلَيْهِمْ سَبْعَ لَيَالٍۢ وَثَمَٰنِيَةَ أَيَّامٍ حُسُومًۭا فَتَرَى ٱلْقَوْمَ فِيهَا صَرْعَىٰ كَأَنَّهُمْ أَعْجَازُ نَخْلٍ خَاوِيَةٍۢ 7
(Allah) Onu, yedi gece, sekiz gün ardı ardına onların üzerine saldı. O kavmi orada, içi boş hurma kütükleri gibi serilmiş görürsün.
Tafsir
69:7
وَجَآءَ فِرْعَوْنُ وَمَن قَبْلَهُۥ وَٱلْمُؤْتَفِكَٰتُ بِٱلْخَاطِئَةِ 9
Fir'avn ve ondan öncekiler ve altüst olmuş kentler(in halkı olan Lut kavmi) de hatalı iş yaptılar.
Tafsir
69:9
فَعَصَوْا۟ رَسُولَ رَبِّهِمْ فَأَخَذَهُمْ أَخْذَةًۭ رَّابِيَةً 10
Rablerinin elçisine karşı geldiler. O da onları şiddeti gittikçe artan bir yakalayışla yakaladı.
Tafsir
69:10
إِنَّا لَمَّا طَغَا ٱلْمَآءُ حَمَلْنَٰكُمْ فِى ٱلْجَارِيَةِ 11
Su(lar) kabarınca biz sizi, akıp giden(gemi)de taşıdık.
Tafsir
69:11
لِنَجْعَلَهَا لَكُمْ تَذْكِرَةًۭ وَتَعِيَهَآ أُذُنٌۭ وَٰعِيَةٌۭ 12
Ki onu size bir ibret yapalım ve belleyen kulak(lar) onu bellesin.
Tafsir
69:12
وَحُمِلَتِ ٱلْأَرْضُ وَٱلْجِبَالُ فَدُكَّتَا دَكَّةًۭ وَٰحِدَةًۭ 14
Arz ve dağlar yerlerinden kaldırılıp şiddetle birbirine çarpılarak darmadağın olduğu zaman,
Tafsir
69:14
وَٱنشَقَّتِ ٱلسَّمَآءُ فَهِىَ يَوْمَئِذٍۢ وَاهِيَةٌۭ 16
Gök yarılmıştır; o gün o, zayıf, sarkıktır.
Tafsir
69:16
وَٱلْمَلَكُ عَلَىٰٓ أَرْجَآئِهَا ۚ وَيَحْمِلُ عَرْشَ رَبِّكَ فَوْقَهُمْ يَوْمَئِذٍۢ ثَمَٰنِيَةٌۭ 17
Melekler de onun kenarlarındadır. O gün Rabbinin tahtını, üstlerinde sekiz (melek) taşır.
Tafsir
69:17
يَوْمَئِذٍۢ تُعْرَضُونَ لَا تَخْفَىٰ مِنكُمْ خَافِيَةٌۭ 18
O gün (Allah'a) arz olunursunuz. Sizden hiçbir giz, (Allah'a) gizli kalmaz.
Tafsir
69:18
فَأَمَّا مَنْ أُوتِىَ كِتَٰبَهُۥ بِيَمِينِهِۦ فَيَقُولُ هَآؤُمُ ٱقْرَءُوا۟ كِتَٰبِيَهْ 19
Kitabı sağından verilen: "Alın Kitabımı okuyun" der.
Tafsir
69:19
إِنِّى ظَنَنتُ أَنِّى مُلَٰقٍ حِسَابِيَهْ 20
Ben hesabımla karşılaşacağımı sezmiştim zaten.
Tafsir
69:20
قُطُوفُهَا دَانِيَةٌۭ 23
Ki devşirmesi kolay (meyvaları yakın. Oturan, elini uzatıp alabilir).
Tafsir
69:23
كُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ هَنِيٓـًٔۢا بِمَآ أَسْلَفْتُمْ فِى ٱلْأَيَّامِ ٱلْخَالِيَةِ 24
Geçmiş günlerde yaptığınız işlerden ötürü afiyetle yeyin, için!
Tafsir
69:24
وَأَمَّا مَنْ أُوتِىَ كِتَٰبَهُۥ بِشِمَالِهِۦ فَيَقُولُ يَٰلَيْتَنِى لَمْ أُوتَ كِتَٰبِيَهْ 25
Kitabı sol tarafından verilen ise der ki: "Keşke bana Kitabım verilmeseydi!"
Tafsir
69:25
خُذُوهُ فَغُلُّوهُ 30
(Allah, cehennemin muhafızlarına buyurur:) "Tutun onu, bağlayın onu."
Tafsir
69:30
ثُمَّ فِى سِلْسِلَةٍۢ ذَرْعُهَا سَبْعُونَ ذِرَاعًۭا فَٱسْلُكُوهُ 32
Sonra uzunluğu yetmiş arşın olan zincire vurun onu!
Tafsir
69:32
فَلَيْسَ لَهُ ٱلْيَوْمَ هَٰهُنَا حَمِيمٌۭ 35
Bugün burada onun için candan bir dost yoktur.
Tafsir
69:35
لَّا يَأْكُلُهُۥٓ إِلَّا ٱلْخَٰطِـُٔونَ 37
Onu, (bile bile) hata işleyenlerden başkası yemez.
Tafsir
69:37
إِنَّهُۥ لَقَوْلُ رَسُولٍۢ كَرِيمٍۢ 40
Ki, o (Kur'an) elbette değerli bir elçinin sözüdür.
Tafsir
69:40
وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَاعِرٍۢ ۚ قَلِيلًۭا مَّا تُؤْمِنُونَ 41
O, bir şa'irin sözü değildir. Ne de az inanıyorsunuz!
Tafsir
69:41
وَلَا بِقَوْلِ كَاهِنٍۢ ۚ قَلِيلًۭا مَّا تَذَكَّرُونَ 42
Bir kahinin sözü de değildir. Ne de az düşünüyorsunuz!
Tafsir
69:42
وَلَوْ تَقَوَّلَ عَلَيْنَا بَعْضَ ٱلْأَقَاوِيلِ 44
Eğer o, (Muhammed), bazı laflar uydurup bize iftira etseydi,
Tafsir
69:44
وَإِنَّا لَنَعْلَمُ أَنَّ مِنكُم مُّكَذِّبِينَ 49
Biz, içinizde yalanlayanlar bulunduğunu elbette biliyoruz.
Tafsir
69:49
فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ 52
Öyleyse ulu Rabbinin adını tesbih et (O'nun eksikliklerinden uzak, yücelerden yüce olduğunu an).
Tafsir
69:52