بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ إِذَا وَقَعَتِ ٱلْوَاقِعَةُ 1
Olacak vak'a olduğu (kıyamet koptuğu) zaman,
Tafsir
56:1
فَأَصْحَٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ 8
Sağın adamları (amel defterleri sağ tarafından verilenler), ne uğurlulardır onlar!
Tafsir
56:8
وَأَصْحَٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ 9
Solun adamları (amel defterleri sol tarafından verilenler), ne uğursuzlardır onlar!
Tafsir
56:9
يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَٰنٌۭ مُّخَلَّدُونَ 17
Çevrelerinde, ebedi yaşamağa erdirilmiş gençler dolaşır;
Tafsir
56:17
بِأَكْوَابٍۢ وَأَبَارِيقَ وَكَأْسٍۢ مِّن مَّعِينٍۢ 18
Akıp giden şarap kaynağından doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle.
Tafsir
56:18
لَّا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنزِفُونَ 19
(Bir şarap ki) Ondan ne başları ağrıtılır, ne de akılları giderilir.
Tafsir
56:19
لَا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًۭا وَلَا تَأْثِيمًا 25
Orada ne boş bir söz ve ne de günaha sokan bir laf işitirler.
Tafsir
56:25
وَأَصْحَٰبُ ٱلْيَمِينِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلْيَمِينِ 27
Sağın adamları, nedir o sağın adamları!
Tafsir
56:27
إِنَّآ أَنشَأْنَٰهُنَّ إِنشَآءًۭ 35
Biz (oradaki) kadınları da yeniden bir güzel inşa' etmişiz,
Tafsir
56:35
وَأَصْحَٰبُ ٱلشِّمَالِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلشِّمَالِ 41
Solun adamları (amel defterleri, sol tarafından verilenler), nedir o solcular!
Tafsir
56:41
إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَبْلَ ذَٰلِكَ مُتْرَفِينَ 45
Çünkü onlar bundan önce varlık içinde şımartılmışlardı.
Tafsir
56:45
وَكَانُوا۟ يُصِرُّونَ عَلَى ٱلْحِنثِ ٱلْعَظِيمِ 46
Büyük günahı işlemekte ısrar ediyorlardı.
Tafsir
56:46
وَكَانُوا۟ يَقُولُونَ أَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًۭا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ 47
Ve diyorlardı ki: "Biz öldükten, toprak ve kemik yığını olduktan sonra, biz mi bir daha diriltileceğiz?"
Tafsir
56:47
لَمَجْمُوعُونَ إِلَىٰ مِيقَٰتِ يَوْمٍۢ مَّعْلُومٍۢ 50
Belli bir günün buluşma vakti için mutlaka toplanacaklardır.
Tafsir
56:50
ثُمَّ إِنَّكُمْ أَيُّهَا ٱلضَّآلُّونَ ٱلْمُكَذِّبُونَ 51
Sonra siz de, ey sapık yalanlayıcılar (o zaman toplanacaksınız).
Tafsir
56:51
لَءَاكِلُونَ مِن شَجَرٍۢ مِّن زَقُّومٍۢ 52
(Suçlular) Mutlaka bir Zakkum ağacından yiyecekler,
Tafsir
56:52
فَشَٰرِبُونَ شُرْبَ ٱلْهِيمِ 55
Susuzluk hastalığına tutulmuş develerin içişi gibi içeceklerdir!
Tafsir
56:55
نَحْنُ خَلَقْنَٰكُمْ فَلَوْلَا تُصَدِّقُونَ 57
Biz sizi yarattık; doğrulamanız gerekmez mi?
Tafsir
56:57
ءَأَنتُمْ تَخْلُقُونَهُۥٓ أَمْ نَحْنُ ٱلْخَٰلِقُونَ 59
Siz mi onu yaratıyorsunuz, yoksa yaratıcılar biz miyiz?
Tafsir
56:59
نَحْنُ قَدَّرْنَا بَيْنَكُمُ ٱلْمَوْتَ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوقِينَ 60
Aranızda ölümü takdir eden biziz ve bizim önümüze geçilmiş değildir (kimse ölüme engel olamaz).
Tafsir
56:60
عَلَىٰٓ أَن نُّبَدِّلَ أَمْثَٰلَكُمْ وَنُنشِئَكُمْ فِى مَا لَا تَعْلَمُونَ 61
(Size böyle ölümü takdir ettik) Ki sizin yerinize benzerlerinizi getirelim ve sizi, bilmediğiniz bir biçimde yeniden inşa' edelim.
Tafsir
56:61
وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ ٱلنَّشْأَةَ ٱلْأُولَىٰ فَلَوْلَا تَذَكَّرُونَ 62
Andolsun, ilk yaratmayı bildiniz, (bunu) düşünüp ibret almanız gerekmez mi?
Tafsir
56:62
ءَأَنتُمْ تَزْرَعُونَهُۥٓ أَمْ نَحْنُ ٱلزَّٰرِعُونَ 64
Siz mi onu bitiyorsunuz, yoksa bitirenler biz miyiz?
Tafsir
56:64
لَوْ نَشَآءُ لَجَعَلْنَٰهُ حُطَٰمًۭا فَظَلْتُمْ تَفَكَّهُونَ 65
Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık, sızlanıp dururdunuz:
Tafsir
56:65
ءَأَنتُمْ أَنزَلْتُمُوهُ مِنَ ٱلْمُزْنِ أَمْ نَحْنُ ٱلْمُنزِلُونَ 69
Siz mi onu buluttan indirdiniz, yoksa indirenler biz miyiz?
Tafsir
56:69
لَوْ نَشَآءُ جَعَلْنَٰهُ أُجَاجًۭا فَلَوْلَا تَشْكُرُونَ 70
Dileseydik onu tuzlu yapardık. Şüketmeniz gerekmez mi?
Tafsir
56:70
أَفَرَءَيْتُمُ ٱلنَّارَ ٱلَّتِى تُورُونَ 71
(İki dalı birbirine sürterek) Çıkardığınız ateşi gördünüz mü?
Tafsir
56:71
ءَأَنتُمْ أَنشَأْتُمْ شَجَرَتَهَآ أَمْ نَحْنُ ٱلْمُنشِـُٔونَ 72
Onun ağacını siz mi yarattınız, yoksa yaratanlar biz miyiz?
Tafsir
56:72
نَحْنُ جَعَلْنَٰهَا تَذْكِرَةًۭ وَمَتَٰعًۭا لِّلْمُقْوِينَ 73
Biz onu bir ibret ve çölden gelip geçenlere bir fayda yaptık.
Tafsir
56:73
وَتَجْعَلُونَ رِزْقَكُمْ أَنَّكُمْ تُكَذِّبُونَ 82
(Kur'an'dan istifade edeceğiniz yerde) Rızkınızı, yalanlamanızdan ibaret mi kılıyorsunuz (sizin ondan elde ettiğiniz nasib, sadece onu yalanlamanız mıdır)?
Tafsir
56:82
وَأَنتُمْ حِينَئِذٍۢ تَنظُرُونَ 84
Ki siz de o zaman (can çekişen kimseye) bakıp durursunuz.
Tafsir
56:84
وَنَحْنُ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنكُمْ وَلَٰكِن لَّا تُبْصِرُونَ 85
Biz ona sizden daha yakınız, fakat siz görmezsiniz.
Tafsir
56:85
فَلَوْلَآ إِن كُنتُمْ غَيْرَ مَدِينِينَ 86
Eğer (öldükten sonra) cezalandırılmayacaksanız
Tafsir
56:86
تَرْجِعُونَهَآ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ 87
(Bu sözünüzde doğru iseniz) o(çıkmakta olan ca)nı geri döndürsenize!
Tafsir
56:87
فَرَوْحٌۭ وَرَيْحَانٌۭ وَجَنَّتُ نَعِيمٍۢ 89
O'na rahatlık, güzel rızık ve ni'met cenneti var.
Tafsir
56:89
وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنْ أَصْحَٰبِ ٱلْيَمِينِ 90
Eğer sağcılardan (amel defteri sağ tarafından verilenlerden) ise,
Tafsir
56:90
وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنَ ٱلْمُكَذِّبِينَ ٱلضَّآلِّينَ 92
Ama yalanlayıcı sapıklardan ise;
Tafsir
56:92
فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ 96
Öyleyse büyük Rabbinin adını tesbih et (O'nu, kendisine layık olmayan sıfatlardan tenzih eyle).
Tafsir
56:96